Direkt zum Hauptbereich

Posts

Es werden Posts vom Mai, 2008 angezeigt.

Dr.Paech: Terror ist ein Strukturproblem

Interview
Nach Prof. Dr. Norbert Paech besteht nach dem 11. September eine große Gefahr, daß Nationale Befreiungsbewegungen, die um ihre Selbstbestimmungs- und Grundrechte kämpfen, nun unter den Terrorbegriff gefaßt werden, um sie besser militärisch bekämpfen zu können.

Seitdem das World Trade Center und das Amerikanische Verteidigungsministerium /Pentagon von angeblichen "islamisch-arabischen Terroristen" mit selbst gesteuerten und entführten US-Flugzeugen attackiert wurden, sind heftige Diskussionen um Art und Ursprung des "internationalen Terrorismus" entbrannt.

Hierbei muß man sich jedoch grundsätzlich folgende Fragen stellen:
-Was versteht man unter "Terrorismus"?
-Gibt es eine einheitliche undoffizielle Definition von Terrorismus?
-Wer begeht terroristische Akte und aus welcher Motivation heraus?
-Wie sieht Staatsterrorismus aus und welche Gefahr birgt er für die nationale Bewegung der Kurden?

Um diese Fragen wenigstens ansatzweise zu klären, haben wir s…

11 Eylül yeni bir sistem arayışıdır

11 Eylül saldırısı dünyada şok etkisi yaratmıştır. Bu saldırıların uluslararası sistemde yeni bir mücadele başlattığı tartışmasız gerçektir. Yeni sistem arayışı, bir bakıma 20. yüzyılın sistemininin sona erdirilmesidir.11 Eylül göçmenlerin işini zorlaştırdıTarih 11 Eylül 2001. New York JFK Uluslararası havaalanından kalkan ve yakıt tankları uzun mesafe alacakları için dolu olan iki Boing 747 tipi uçak dünyanın süper gücü ABD’nin sembolü Dünya Ticaret Merkezi’nin 405 metre yüksekliğinde ki ikiz kulelerine çarptı. Aynı anda ABD’nin beyni Pentagon’a American Airlines şirketinin bir uçağı daldı. Yeni Dünya’nın başkenti New York’un silueti bir anda değişirken, yaşanan felakette kaçmaya fırsat bulamayan 3 bin aşkın insan yaşamını yitirdi. Yıkılan kuleler yeni bin yılda yaşanacak değişimlerin ve heyalanların kopan ilk taş parçaları oldu.

11 Eylül 2001 saldırıları her ülkenin kendi ‘iç teröristlerine’ yönelmesine neden oldu. ‘Terörizmle mücadele’ bahane edilerek, muhalif örgütlerin tümüne ‘te…

Sudan'da petrol savaşı

Sudan'ın batısındaki Darfur bölgesinde yaşayan yerli halk ile İslamcı Arap milisler arasında yıllardır savaş cereyan ediyor.

Çatışmalar bölgede 1990'lı yıllardan sonra petrol yataklarının bulunmasının ardından had safhaya ulaştı. Sudan'daki askeri rejim Cancavid olarak nitelendirilen Arap milisleri destekleyerek, bölgede bir etnik temizlik yürütüyor. Sayıları 12 bin olarak tahmin edilen Cancavid milislerinin başında Khortum idaresi ile yakın ilişkileri bulunan Musa Hilal bulunuyorSudan kelimesi "siyahların ülkesi" anlamına gelmektedir. Afrika kıtasının kuzeydoğu tarafında yer alan Sudan zengin petrol rezervleri ile zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmasına rağmen dünyanın en yoksul ülkeleri arasında bulunmakta ve 1989 yılından beri General Ömer Hassan Ahmed el-Beşir'in başında bulunduğu bir askeri cunta tarafından yönetilmektedir.

İngiltere'den bağımsızlığını kazanan Sudan, 1956 yılından bu yana aralıksız olarak süren iç çatışmalara sahne oluyor. İç çat…

Keşmir sorununun tarihi kökleri

Keşmir sorunu 1947'den bu yana İngiltere sömürgeciliğine son verip bağımsızlıklarına ulaşan Hindistan ile Pakistan arasında temel anlaşmazlık noktasını teşkil ediyor. Keşmir meselesi dünyanın birçok sömürge bölgesindeki gibi zamanında miras bırakılan İngiliz sömürgeci böl-yönet politikasının bir eseri. Keşmir sorunu 1947'den bu yana İngiltere sömürgeciliğine son verip bağımsızlıklarına ulaşan Hindistan ile Pakistan arasında temel anlaşmazlık sorununu teşkil ediyor. Keşmir meselesi dünyanın birçok sömürge bölgesindeki gibi zamanında miras bırakılan İngiliz sömürgeci böl-yönet politikasının bir eseri. Özelikle Keşmir sorunundan ötürü yaşanan savaş durumuna son vermek için Pakistan'a "dostluk elini" uzatan Hindistan'ın mevcut statüyü korumak için siyasi bir manevra yaptığı yorumları yapılıyor.Bu ani gelişmeler Asya kıtasında tırnaklarına kadar silahlanmış iki nükleer güç için yeni bir durum teşkil ederken, Pervez Müşerref ile Hindistan Başbakanı Atal Behari Vajp…

Rojeva wan şer e

Koordînatorê Komîteya dijberê Konferansa Ewlehiya NATO’yê Jan Tepperîes/ Foto:RG
Endamê Koordînasyona Protestoya dijî Konferansa Munîhê got: Rojeva wan şer e
Konferansa şerxwazên cîhanê civiya Bazirganên şer di bin navê Forma Davosê de li Munîhê civiyan û Konferans li dar xist. Hat ragihandin ku 250 leşker, bazirgan û siyasetmedar beşdar bûn. Konferans bi çekên giran ji aliyê hezaran leşkeran ve tên parastin.
Di rojeva konferansê de ‘Cîhana bêîstîkrar, guherîna desthilatî û dengeyan, Stratejiyên kêm… heye. Konferans ji aliyê dijberên şer ve bi xwepêşandanan tê protestokirin. Koordînatorê Komîteya dijberê Konferansa Ewlehiya NATO’yê Jan Tepperîes wiha bersiv da hin pirsên me. -
Çima hûn dijberiya konferansê dikin? Konferans civîna şerxwazan e. Koma qatîlan civiyane û biryarên şer digirin. Ji bo vê tu guman nemaye. Ev ji navê beşdaran jî diyar e. Wek mînak: Şîrket û koma aqilmendên şer di nav beşdaran de ne. Bi tevayî nebe jî bazirganên şer ên cîhanê li vir civiyane. Ka mirov dikare ji bilî…