Direkt zum Hauptbereich

Posts

Es werden Posts vom 2008 angezeigt.

Bemerkungen zur Herkunft der Kurden

Bemerkungen zur Herkunft der Kurden
von Siyamend Othman

Die kontroverse politische Natur der kurdischen Frage ist heute weitgehend verantwortlich für die Divergenzen und das ‘Durcheinander’ bei der Betrachtung jeglicher Aspekte des Lebens, der Zahl, der Herkunft und Geschichte der Kurden. Zum Beispiel haben alle Bemühungen, die gesamte kurdische Bevölkerung zu erfassen, zu einer ergebnislosen Schlacht von Erklärungen geführt. Es gab eine beträchtliche Zahl von Widersprüchen zwischen den Zahlen der unterschiedlichen Quellen. Einige zufällig ausgewählte Zeitungen zum Beispiel geben uns folgende Schätzungen der Anzahl der Kurden an: Chicago daily News (20.3.1946) 8 Millionen, The Guardian (21.3.1946) 2,5 Millionen, The Times (6.5.1946) 3 Millionen, Tribune des Nations (10.12.1948) 9 Millionen, The Scotsman (9.1.1951) 2,5 Millionen, The New York Times ((7.4.1952) 3-6 Millionen. Die Schätzungen variieren nicht nur zwischen den verschiedenen Zeitungen, sondern ebenso zwischen unterschiedliche…

Linke Abgeordnete kündigen – und die Partei macht mit

Die arbeitsmarktpolitische Sprecherin der Bundestagsfraktion der Partei DieLinke, Kornelia Möller, kündigte innerhalb eines Jahres drei Mitarbeitern. Die Partei sieht dabei nicht nur zu, leitende Mitarbeiter der Fraktion wirken bei diesen Kündigungen sogar mit.

<<Kornelia Möller (MdB)/Foto:RÖ
<< Die Wegschau-Mentalität

Innerhalb von nur zwölf Monaten feuerte die arbeitsmarktpolitische Sprecherin drei ihrer Mitarbeiter. Ohne Angabe von Gründen. Darunter war auch ihre Wahlkreismitarbeiterin in München, Ingrid Ö., die wohl deshalb flog, weil sie mit dem Hire and Fire ihrer Chefin nicht einverstanden war und heftige Kritik daran übte. Auch weigerte sie sich, die Marionette ihrer Vorgesetzten bei internen Parteiauseinandersetzungen zu sein. Es kam zu heftigem Streit.

Zur Disziplinierung zitierte Kornelia Möller ihre Mitarbeiterin nach Berlin. Eine „Mediatorin“ und eine „Arbeitsrechtlerin“ würden bei diesem Personalgespräch ebenfalls anwesend sein, teilte sie ihr mit. Ingrid Ö. gin…

Haiti: Mullatlarla siyahların mücadelesi

Haiti devletini temsil eden ulusal bayraktaki 'mavi' zamanı, 'kırmızı' ise sömürgeciden topraklarını alan halkın özgürlüğe kavuşmasını ifade ediyor. Haiti'nin bayrağına yeni aday renk ise; kan kırmızı.

Ülkede 9 gündür asker ve polisle çatışmaya giren ve iki kentin kontrolünü eline geçiren Aristide karşıtlarının, yaklaşık 50 kişiyi öldürdüğü sanılıyor. Haiti radyosu, 1991 ve 1994 yıllarındaki cunta yönetimi sırasında birçok kişiyi katletmekten suçlu bulunan ve komşu Dominik Cumhuriyeti'ne sığınan paramilis lider Louis Jodel Chamblain'in de ayaklanmaya katıldığını duyurdu. Peki "özgürlük için" halk neden hala savaşıyor?

Orta Amerika kıtasında Dominikler ile Küba'nın yakın komşusu olan Haiti Adası'nda, yoksulluğa ve hükümetin yolsuzluklarına başkaldıran ayaklanmacılar ile Devlet Başkanı Jean-Bertrand Aristide'ye bağlı polis güçleri arasında iktidar mücadelesi devam ediyor. Haiti'nin eski yerlileri (Kızılderililer), orta Amerika kıtasın…

'Roma döneminde değiliz'

Amerika'nın Irak'taki savaşının meşru olmadığını söyleyen Prof. Dr. Norman Paech, "Dünya, artık Roma İmparatorluğu'nun dönemindeki gibi değil. Amerika'nın askeri, ekonomik egemenliği ve eylemleri hukuksal bir temele dayandırılmak zorunda" dedi.

Uluslararası Hukuk uzmanı ve Hamburg Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof Dr. Norman Paech, Irak'ta süren savaşın hukuk boyutunu ve Kürt sorununa ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.

-Irak savaşı başladı. Çatışmalar gittikçe yoğunlaşıyor. Irak krizinde uluslararası hukuk iflas mı etti acaba?

Şu anda Birleşmiş Milletler ve devletler hukuku zor bir durumda bulunuyor. BM ve devletler hukuku merkezi olarak, Irak savaşını önleyemediler ve ağır bir yenilgi aldılar. Bu savaş tamamıyla devletler hukukuna aykırıdır. Bu savaşı meşru gösterecek herhangi bir neden bulamıyorum.

-Yani bu bir saldırganlık savaşı mıdır?

Amerikalılar ve İngilizlerin bu saldırısı BM Şartı'nın 2. maddesinin 4. paragrafının tamamıyla ihlal edilmesi anlamın…

Alman devletinin göç(men) politikası

Merkel Hükümetinin düzenlediği “Uyum Zirvesi” ile iyice gündemleşen “Göçmen Yasası” tartışmalarına Almanya’da yaşayan göçmenlerin temsilcileri tepki gösterdi.

Göçmenlerin sorusu şu: Alman devletinin göçmen politikasının tarihsel arka planında neler var?Almanya’da yaşayan göçmenleri ilgilendiren yasal düzenlemeler tartışma konusu. Merkel Hükümetinin düzenlediği “Uyum Zirvesi” ile iyice gündemleşen “Göçmen Yasası” tartışmalarına Almanya’da yaşayan göçmenlerin temsilcileri tepki gösterdi. Peki Alman devletinin göçmen politikasının tarihsel arka planında neler var? Almanya’nın bir dönem göçmen işçileri ülkesine davet etmek için özel yasalar çıkarırken, günümüzde göçmenlerin Almanya’da kalma koşulları neden zorlaştırılıyor? Bunun ardında Almanya’nın yaşadığı ekonomik kriz mi var, yoksa Almanya’daki yabancı düşmanlığı mı yeniden canlandırılıyor?

Bu soruların yanıtlarını bulmak için öncelikle “göçmenlik olgusu”na ve Almanya’nın geçmişteki “Göçmen politikalarına” bakmakta fayda var.Milyonlarca…

Dr.Paech: Terror ist ein Strukturproblem

Interview
Nach Prof. Dr. Norbert Paech besteht nach dem 11. September eine große Gefahr, daß Nationale Befreiungsbewegungen, die um ihre Selbstbestimmungs- und Grundrechte kämpfen, nun unter den Terrorbegriff gefaßt werden, um sie besser militärisch bekämpfen zu können.

Seitdem das World Trade Center und das Amerikanische Verteidigungsministerium /Pentagon von angeblichen "islamisch-arabischen Terroristen" mit selbst gesteuerten und entführten US-Flugzeugen attackiert wurden, sind heftige Diskussionen um Art und Ursprung des "internationalen Terrorismus" entbrannt.

Hierbei muß man sich jedoch grundsätzlich folgende Fragen stellen:
-Was versteht man unter "Terrorismus"?
-Gibt es eine einheitliche undoffizielle Definition von Terrorismus?
-Wer begeht terroristische Akte und aus welcher Motivation heraus?
-Wie sieht Staatsterrorismus aus und welche Gefahr birgt er für die nationale Bewegung der Kurden?

Um diese Fragen wenigstens ansatzweise zu klären, haben wir s…

11 Eylül yeni bir sistem arayışıdır

11 Eylül saldırısı dünyada şok etkisi yaratmıştır. Bu saldırıların uluslararası sistemde yeni bir mücadele başlattığı tartışmasız gerçektir. Yeni sistem arayışı, bir bakıma 20. yüzyılın sistemininin sona erdirilmesidir.11 Eylül göçmenlerin işini zorlaştırdıTarih 11 Eylül 2001. New York JFK Uluslararası havaalanından kalkan ve yakıt tankları uzun mesafe alacakları için dolu olan iki Boing 747 tipi uçak dünyanın süper gücü ABD’nin sembolü Dünya Ticaret Merkezi’nin 405 metre yüksekliğinde ki ikiz kulelerine çarptı. Aynı anda ABD’nin beyni Pentagon’a American Airlines şirketinin bir uçağı daldı. Yeni Dünya’nın başkenti New York’un silueti bir anda değişirken, yaşanan felakette kaçmaya fırsat bulamayan 3 bin aşkın insan yaşamını yitirdi. Yıkılan kuleler yeni bin yılda yaşanacak değişimlerin ve heyalanların kopan ilk taş parçaları oldu.

11 Eylül 2001 saldırıları her ülkenin kendi ‘iç teröristlerine’ yönelmesine neden oldu. ‘Terörizmle mücadele’ bahane edilerek, muhalif örgütlerin tümüne ‘te…

Sudan'da petrol savaşı

Sudan'ın batısındaki Darfur bölgesinde yaşayan yerli halk ile İslamcı Arap milisler arasında yıllardır savaş cereyan ediyor.

Çatışmalar bölgede 1990'lı yıllardan sonra petrol yataklarının bulunmasının ardından had safhaya ulaştı. Sudan'daki askeri rejim Cancavid olarak nitelendirilen Arap milisleri destekleyerek, bölgede bir etnik temizlik yürütüyor. Sayıları 12 bin olarak tahmin edilen Cancavid milislerinin başında Khortum idaresi ile yakın ilişkileri bulunan Musa Hilal bulunuyorSudan kelimesi "siyahların ülkesi" anlamına gelmektedir. Afrika kıtasının kuzeydoğu tarafında yer alan Sudan zengin petrol rezervleri ile zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmasına rağmen dünyanın en yoksul ülkeleri arasında bulunmakta ve 1989 yılından beri General Ömer Hassan Ahmed el-Beşir'in başında bulunduğu bir askeri cunta tarafından yönetilmektedir.

İngiltere'den bağımsızlığını kazanan Sudan, 1956 yılından bu yana aralıksız olarak süren iç çatışmalara sahne oluyor. İç çat…

Keşmir sorununun tarihi kökleri

Keşmir sorunu 1947'den bu yana İngiltere sömürgeciliğine son verip bağımsızlıklarına ulaşan Hindistan ile Pakistan arasında temel anlaşmazlık noktasını teşkil ediyor. Keşmir meselesi dünyanın birçok sömürge bölgesindeki gibi zamanında miras bırakılan İngiliz sömürgeci böl-yönet politikasının bir eseri. Keşmir sorunu 1947'den bu yana İngiltere sömürgeciliğine son verip bağımsızlıklarına ulaşan Hindistan ile Pakistan arasında temel anlaşmazlık sorununu teşkil ediyor. Keşmir meselesi dünyanın birçok sömürge bölgesindeki gibi zamanında miras bırakılan İngiliz sömürgeci böl-yönet politikasının bir eseri. Özelikle Keşmir sorunundan ötürü yaşanan savaş durumuna son vermek için Pakistan'a "dostluk elini" uzatan Hindistan'ın mevcut statüyü korumak için siyasi bir manevra yaptığı yorumları yapılıyor.Bu ani gelişmeler Asya kıtasında tırnaklarına kadar silahlanmış iki nükleer güç için yeni bir durum teşkil ederken, Pervez Müşerref ile Hindistan Başbakanı Atal Behari Vajp…