Direkt zum Hauptbereich

AB'nin yeni enerji stratejisi

AB'nin Nabucco projesi hakkında Kürtler ne düşünüyor?
Nabucco Projesi`nin danışmanlığını Federal Almanya eski dışişleri bakanı Joschka Fischer yapıyor.
Nabucco Projesi / Nabucco Gas Pipeline project: new gas transmission possibilityNabucco Projesi / Nabucco Gas Pipeline project: new gas transmission possibility
Kaynak:wikipedia.org. Nabucco Gaz-Boru hattı Kürdlerin söz sahibi olmadığı topraklarından geçecek. Nabucco Erzurum'a, buradan Kırıkkale-Ankara ve daha sonra İstanbul'dan Avrupa'ya transit yol alacak.


Nabucco Projesi`nin danışmanlığını Federal Almanya eski dışişleri bakanı Joschka Fischer yapıyor
Nabucco Projesi`nin danışmanlığını ise Federal Almanya eski dışişleri bakanı Joschka Fischer yapıyor. Fischer 2007 yılında kurduğu Joschka Fischer Consulting adlı danışmanlık Firmasının başında bulunuyor.

Dışişleri bakanlığından uluslararası enerji devlerin lobiciliğine:68`li kuşağın ikonu Joscka Fischer

Siyasi lobiciliğin karşılığı: 1 Milyon Euro?
Nabucco-Konsorsiyomu içinde bulunan Avusturya Enerji Şirketi (OMV) ve Alman Enerji Şirketi RWE ile Fischer arasında bu yıl içinde bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre Fischer Nabucco`ya siyasi danışmanlık yapacak ve anlaşma 2010 yılının sonuna kadar devam edecek. Almanya`da yayınlanan Manager-Magazin adlı ekonomi dergisinin yazdığına göre, Fischer Nabucco Projesine dahil olan devletlerin hükümet ve yönetici düzeyindeki temsilcileri arasında diyalog ve ilişkilerin bakımı ve gelişmesi için siyasi danışmanlık yapacak. Ayrıca Fischer`in danışmanlık faliyetleri için bir milyon Euro`ya yakın ücret alacagi da belirtiliyor.
Nabucco`ya rekabet olarak ise Rusya`nın Kuzey Gaz Boru Hattı Projesi Gazprom/ Nord-Stream-Pipeline bulunuyor.
Bu Proje`nin danışmanlığını da Fischer`ın eski şefi/eski Alman başbakanı Gerhard Schröder yapıyor.

Enerji sahasında Rusya-AB çekişmesi
Kendisini Rusya'nın enerji bağımlılığından kurtarmak isteyen Avrupa Birliği (AB) yeni bir arayış içine girmiş bulunuyor. Bilindiği gibi AB ülkelerinin enerji ihtiyaçlarının yüzde 25'ini gideren Rusya, soğuk savaş döneminde de AB ükelerinin en güvenilir enerji satıcısı ve vericisiydi. Avrupa ülkeleri bu ülkeden gaz ve petrol ihtiyacının büyük bölümünü sağlıyordu. Bu halen böyle. Ancak AB'nin yeni planlarına bakarsak önümüzdeki yıllarda bu durum değişecek. AB Planlama Dairesi'nin çekmecede tuttuğu ve kamuoyuna açıklanmayan yeni araştırmasının sonuçlarına göre, Dünya enerji rezervlerinin çok büyük bölümü Hazar Havzası (Azerbeycan) Kazakistan, Türkmenistan, Güney Kurdistan ,İran ve Irak topraklarında bulunuyor.

AB,Asya kıtasında bulunan yeraltı enerji kaynaklarının yüzde 15'ini ele geçirmeyi hesaplıyor.
Bilindiği gibi 3 yil önce Viyana'da toplanan Avusturya, Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye Enerji Bakanları ile AB Enerji işleri sorumlusu Andris Piebalgs, Gaz-Boru hattının önündeki son engelleri de görüşüp AB'nin yeni enerji politikalarına yön verecek tarihi bir anlaşmaya varmışlardı. Orta Asya ve Hazar Havzası'ndan yılda 30 milyar metre küp gaz, Nabucco Gaz-Boru hattı ismini taşıyacak bu büyük projeyle Azebeycan-Türkiye-İran sınır üçgeninden Erzurum-Ankara-İstanbul istikametinden geçerek Bulgaristan-Romanya-Macaristan-Avusturya vd AB ülkelerine pompalanacak. 8 milyar euroya mal olacak bu proje sayesinde AB, Asya kıtasında bulunan yeraltı enerji kaynaklarının yüzde 15'ini ele geçirmeyi hesaplıyor.

Pastayı kimler paylaşıyor?
Nabucco-KonsorsiyomunuAvusturya Enerji Şirketi(OMV), Macaristan Enerji Şirketi(MOL),Romanya Enerji Şirketi(Transgaz), Bulgaristan Enerji Şirketi (BULGARGAZ), Alman Enerji Şirketi(RWE) ve Türkiye Enerji Şirketi(BOTAŞ)oluşturyor.

Projenin inşası için, Avrupa Yatırım Bankası (EIB) ile Avrupa Teşvik Bankası (FGB) finans musluklarını açmışlar.

Rusya'yı epeyce kızdıran Nabucco Gazboru hattı AB ülkelerinin stratejik enerji çıkarlarını garanti altına almayı hedeflerken, diğer yandan yoksul ve problemli ülkeler üzerinden geçen boru hattı bir araç haline de dönüşebilir. Örneğin bu araca en çok Türkiye ihtiyaç duyabilir. Çünkü Türkiye AB'ye girmek istiyor. AB ülkelerinin çoğu halkları, Ankara'nın bu arzusuna fazla sıcak bakmıyor. İlerde Türkiye AB ile başlayan tam üyelik müzakerlerinde topraklarından geçen gaz boru hattı kartını tehdit olarak sürekli cebinde hazır tutup, Avrupalılara karşı şantaj olarak kullanmaktan kaçınmayacaktır.

AB'nin bu yeni önemli projesi hakkında ya Kürtler ne yapıyor?
Nabucco Gaz-Boru hattı Kürdlerin söz sahibi olmadığı topraklarından geçiyor. Nabucco Erzurum'a, buradan Kırıkkale-Ankara ve daha sonra İstanbul'dan Avrupa'ya transit yol alacak. 2008 yılında başlayan 3300 kilometrekare uzunluğundaki projenin inşasının 2013 yılına kadar bitirilmesi ve gaz verilmesi bekleniyor. Demeki enerji yataklarını ele geçirmek için hep savaşa gerek yok, biraz da çıkar hesapları ile akıl gerekiyor.

Bakalım Türkiye ilerde bu proje için 'rahatsızlık unsuru' olacak mı?

by Reşad ÖZKAN/RÖ
/Politika/Kurdistan-Post/Glawej.com/malame.com

Beliebte Posts aus diesem Blog

Prof. Dr. Geoffrey Haig: Die kurdische Sprache ist in Gefahr!

Deutsch-türkische Beziehungen im Kaiserreich

Verfasser: Dr. Nikolaus Brauns

Die deutsch-türkischen Beziehungen vor dem Ersten Weltkrieg 1914
Im Januar 1994 erklärte der deutsche Außenminister Klaus Kinkel anläßlich eines Türkei-Besuchs: "Es ist so, daß die Türkei für uns eine hohe strategische, politische, wirtschaftliche,kulturelle Bedeutung hat, insbesondere nach dem Wegfall des Ost-West-Konflikts.

Dies ist der Fall im bilateralen Bereich, aber eben auch, was Europa insgesamt anbelangt, ... die Brückenfunktion der Türkei ist in der Region hin zu Asien, hin zum Balkan natürlich von außerordentlicher Bedeutung."[1]
Diese besondere Bedeutung der Türkei für Deutschland spiegelt sich in den
Kommentaren der internationalen Presse wieder, die von der traditionellen
deutsch-türkischen Freundschaft oder Waffenbrüderschaft handeln. Die deutsche
Militärhilfe für die Türkei rückte in den letzten Jahren ebenso in die
öffentliche Debatte, wie die Frage verstärkter wirtschaftlicher Zusammenarbeit.
Daß Deutschland in Europa die größte …

Dr. Christian Schwaabe: "Der Terror ist ein transnationales Phänomen geworden"

zum Thema „Terrorismus“

Dr. Schwaabe: Der Terror ist ein transnationales Phänomen geworden


Interview mit PD Dr. Christian Schwaabe, Akademischer Oberrat Geschwister-Scholl-Institut für Politikwissenschaft Ludwig-Maximilians-Universität München

Interview/Fotos: Reşad Ozkan
http://basnuce.com/ku/news/10275/sebeben-terorizma-transnasyonal-pirali-ne

Welche Ursachen und  Konsequenzen hat der transnationale Terrorismus?

Dr. Schwaabe: Die Ursachen des transnationalen Terrorismus sind vielfältig, ebenso seine Erscheinungsformen. Betrachtet man den jüngeren islamistischen Terrorismus, etwa in Gestalt von IS oder Al-Qaida, so verdankt er sich einem Bündel von Ursachen: der Wahrnehmung, dass die westliche Welt unter Führung der USA den Islam seit Jahrhunderten unterdrückt und dies seit einigen Jahrzehnten auch militärisch in muslimischen Ländern durchsetzt; einer zunehmenden Radikalisierung einiger Strömungen innerhalb des Islam; auch der Perspektivlosigkeit und Hoffnungslosigkeit, die sich radikal…