Direkt zum Hauptbereich

Almanya`da federal genel parlamento seçimleri

Güçlü FDP Büyük koalisyona son verdi/ Muhafazakar-Liberal koalisyonuna doğru
Almanya bundan sonra gelecek genel seçimlere kadar sağcı muhafazakarlar ile liberaller tarafından yönetilecek.
Açıklanan ilk resmi geçici sonuçlara göre partilere göre oy dagılımı şöyle:Açıklanan ilk resmi sonuçlara göre partilere göre oy dagılımı şöyleKaynak: www.ard.de
Grafik:www.agahdari.com

Güçlü FDP Büyük koalisyona son verdi/ Muhafazakar-Liberal koalisyonuna doğru
Almanya bundan sonra gelecek genel seçimlere kadar sağcı muhafazakarlar ile liberaller tarafından yönetilecek.

Federal Almanya'da 27 Eylül`de yapılan parlamento genel seçimlerinde Hiristiyan Sağcı-Muhafazakar Partiler CDU/CSU ve liberal parti (FDP) öne geçti. Böylece amaçlanan muhafazakar-liberal bir koalisyon hükümetini kurmaya yetecek oy çoğunluğuna ulaşan CDU/CSU-FDP, sosyal ve özgürlük hakları kısıtlayan CDU/CSU-SPD`den oluşan büyük koalisyon hükümetine de son verdiler. Liberal Hür Demokrat Partisi(FDP)`nın oyların yüzde 14,5`ini alması parti tarihinde büyük bir sensasiyonel gelişme. Sag-liberal koalisyonun sosyal hakların kısıtlamasına devam edecek ve aynı zamanda federal parlamentoda muhalafete düşen „sol“ partilerin (SPD, Sol Parti ve Yeşiller) ve parlamento dışı sendikal (DGB) haraketle boğuşmak zorunda kalacak. Almanya başbakanı ve CDU lideri Angela Merkel
Almanya`da Angela Merkel`ın soğuk iktidar dönemi başlıyor. Vatandaşlar kemerlerini dahada sıkmak zorunda kalacak. Ancak Helmuth Kohl dönemi geri gelmeyecektır.

Eyaletler Meclisi (Bundesrat)`ta da çoğunluğu eline geçiren yeni hükümet iç politikaların uygulamasında, yeni yasaların çıkartılmasında da muhalefetin desteğine ihtiyaç durumuna düşmekten kendisini kurtaracaktır. Bu durum aynı zamanda ülkede ve parlamentoda yeni bir „sağ-sol“ kutuplaşmasının derinlesşmesine de yol açacaktır.

Almanya`nın yeni dışişleri bakanı Hür Demokrat Parti (FDP)lideri Guido Westerwelle



Almanya`nın yeni dışişleri bakanı Hür Demokrat Parti (FDP)lideri Guido Westerwelle
Kaynak: wikipedia.org



Seçimlerde büyük bir hazimete uğrayan Sosyal Demokrat Parti (SPD)`nin milyonlarca seçmeni oylarını FDP, Yeşiller ve popüler istemlerin arkasına sığınan Sol Parti`ye verip adeta partilerini cezalandırdılar. Geride kalan seçimlerde SPD`nin federal başbakan adayı ve daha dışişleri bakanı olan Frank-Walter Steinmeier`e karşı partisi sıralarında kendisine karşı büyük bir muhlafetin ortaya cıkması da an meselesi.

Kararsız ve hoşnutsuz kesimlerden aldığı destekle yüzde 12,2 gibi oy sıçramasını yapan ve SPD seçmenlerinden de oldukça büyük destek alan Sol Parti (Die Linke)`nin ise bundan sonra SPD ile nasıl bir ilişki içine gireceği de bir merak konusu. Özellikle doğu eyaletlerinde büyük bir tabana sahip olan Sol Parti`nin (iç anlaşmazlıklardan dolayı şu ana kadar henüz bir parti programı yok)„gerçek“ istemleriyle SPD`nin programı arasında artık büyük farklar yok. Sol Parti liderleri Lothar Byski, Gregor Gysi, Oskar LafontaineSol Parti liderleri:Lothar Byski, Gregor Gysi, Oskar Lafontaine

İki partinin parlamentoda muhalefet sıralarında oturacak olması arzulanan birleşmenin önündeki pürüzlerin de giderilmesine önayak olabilir. Böyle bir durum 2013 yılında birleşik bir „sol“`un karşısında zor duruma girecek olan sağ-liberal cephenin iktidardan uzaklaşması kaçınılmaz olacak. 11 yıldan beri iktidarda bulunan SPD`nin sosyal hakları yok eden politikaları karşısında adeta yörüngelerini saşıran sosyal-demokrat sol seçmenlerin de en büyük hayal ve arzuları da budur herhalde.

Eyer Sol Parti (Die Linke)`nin Şefi olan ve partiyi istediği gibi yönlendiren Oskar Lafontaineve gurubu bu birleşmeyi - Almanlar buna „Fusion“ diyorlar - önümüzdeki seçimlere kadar başarmazsa, çoğunluğu protest seçmenlerden ve içi boş sayısız gurupçuklardan oluşan Sol Partisi de tarihe karışmaktan yakasını kurtarmayacaktır veya büyük bir bölünmeyle karşı karşıya kalacaktır.
/Grafik ve Tekst: by Reşad Özkan

Beliebte Posts aus diesem Blog

Prof. Dr. Geoffrey Haig: Die kurdische Sprache ist in Gefahr!

Deutsch-türkische Beziehungen im Kaiserreich

Verfasser: Dr. Nikolaus Brauns

Die deutsch-türkischen Beziehungen vor dem Ersten Weltkrieg 1914
Im Januar 1994 erklärte der deutsche Außenminister Klaus Kinkel anläßlich eines Türkei-Besuchs: "Es ist so, daß die Türkei für uns eine hohe strategische, politische, wirtschaftliche,kulturelle Bedeutung hat, insbesondere nach dem Wegfall des Ost-West-Konflikts.

Dies ist der Fall im bilateralen Bereich, aber eben auch, was Europa insgesamt anbelangt, ... die Brückenfunktion der Türkei ist in der Region hin zu Asien, hin zum Balkan natürlich von außerordentlicher Bedeutung."[1]
Diese besondere Bedeutung der Türkei für Deutschland spiegelt sich in den
Kommentaren der internationalen Presse wieder, die von der traditionellen
deutsch-türkischen Freundschaft oder Waffenbrüderschaft handeln. Die deutsche
Militärhilfe für die Türkei rückte in den letzten Jahren ebenso in die
öffentliche Debatte, wie die Frage verstärkter wirtschaftlicher Zusammenarbeit.
Daß Deutschland in Europa die größte …

Dr. Christian Schwaabe: "Der Terror ist ein transnationales Phänomen geworden"

zum Thema „Terrorismus“

Dr. Schwaabe: Der Terror ist ein transnationales Phänomen geworden


Interview mit PD Dr. Christian Schwaabe, Akademischer Oberrat Geschwister-Scholl-Institut für Politikwissenschaft Ludwig-Maximilians-Universität München

Interview/Fotos: Reşad Ozkan
http://basnuce.com/ku/news/10275/sebeben-terorizma-transnasyonal-pirali-ne

Welche Ursachen und  Konsequenzen hat der transnationale Terrorismus?

Dr. Schwaabe: Die Ursachen des transnationalen Terrorismus sind vielfältig, ebenso seine Erscheinungsformen. Betrachtet man den jüngeren islamistischen Terrorismus, etwa in Gestalt von IS oder Al-Qaida, so verdankt er sich einem Bündel von Ursachen: der Wahrnehmung, dass die westliche Welt unter Führung der USA den Islam seit Jahrhunderten unterdrückt und dies seit einigen Jahrzehnten auch militärisch in muslimischen Ländern durchsetzt; einer zunehmenden Radikalisierung einiger Strömungen innerhalb des Islam; auch der Perspektivlosigkeit und Hoffnungslosigkeit, die sich radikal…